mynet sohbet ile googlede ilk sayfa

mynet sohbet ve mynet chat diyince aklınıza ilk gelen adres ruzgarfm.net olacak. uzun vadeli bir çalışma ile google sıralamsında ilk sayfada mynet sohbet olarak bulunmaktayız. çok sayıda kullanıcı ile sohbet odalarımızda  yeni dostluklara yelken açıyoruz. kaliteli güvenilir chat ortamı bulmak zordur ama artık sohbet için bir çok yeri gezmenize gerek yok artık RüzgarFM var. Kaliteli Sohbet Siteleri ile buluşma Zamanı

Yürek sokağında

Eşini çok genç yaşta trafik kazsında kaybeden bir anne, beş çocuğu ile bir hayat mücadelesi verir. Eşini yitiren Sakine Hanım küçük çocuklarını yetiştirme konusunda yapması gerekenleri hep düşünmektedir. Hem anne hem baba olarak bir mücadele verir. Kolay değil beş yetim yavruya iyi bir gelecek sağlamak… Çocukların bazı isteklerini alamadığı zaman onlara, “Paramız olunca size daha iyisini, daha güzelini alacağım” diye, oyalama yoluna gider.

Onları oyalamak birazda isteklerini azaltmak için,”Allah annesini üzmeyenleri cennetle ödüllendirir. Allah onlara her şeyi daha çok verir…” diye masallar anlatır. Onların isteklerini biraz olsun unuttururmuş. Çocuklarda can kulağı ile annelerini dinler,” Anneciğim seni üzmeyeceğiz para olunca alırsın!” derlermiş.

Fakat anne yüreği bunları çocuklarına anlatır, onlar uyuduktan sonra, yatağa yatınca; çocuklarına istedikleri çikolata ve oyuncak vb. elbise alamadığı için ağlarmış, yastık ıslanana kadar.

“ Babaları olsaydı, isteklerinin hepsini alamasa da en azından birini mutlaka alırdı.” Diye, sabahlara kadar uyuyamaz, üzülürmüş… Bazen hiç uymadan sabah namazını eda eder, tekrar işe koyulduğu çok günler olmuş.

Çocuklar ancak ilkokulu bitirmişler. Ve zaman öyle bir geçmiş ki hepsi büyümüş serpilmiş… Büyük kızı Semiha’yı istemeye gelmişler.

Sakine Kadının hayatı, yoksulluğu, zorluğu, çektikleri gözünün önünden bir film şerdi gibi geçip gidivermiş. Bu yaşa zorluklarla getirdiği yavrusunu evlendirmek çok zor gelmiş ama zamanla oda alışmış ve onaylamış bu evliliği…

Buketi evlendirmiş, büyük oğlu Selami de büyümüş çalışıp artık katkı sağlamamaya başlamış ailesine… Kendilerine tekrar yeni bir hayat yeni bir düzen kurmaya başlamışlar.

Günler geçip gitmiş. Çocuklar annelerini hep severek ona hürmet etmişler,” Annemiz bize tek başına baktı ve yoklukta bizler için hayatını kararttı. İkinci bir evlilik düşünmedi. Hayatını bize feda etti.” diye, kendi aralarında konuşurmuşlar.

Aylin ile Şükür‘de diğer kardeşlerinin düşündükleri gibi düşünüp hak verirlermiş onlara. Anneleri de hep dua edermiş.” Allah sizin işlerinizi rast getirsin, ömrünüz uzun olsun, dilekleriniz kabul olsun, diye…

Gün gelmiş hepsi evlenmiş çocukların. Sakine Hanımın torunları olmuş. Yaşlanmış… Hayat onu öyle yıpratmış ki vücudu artık yorgunluğunu hatırlatır olmuş. Doktora gitmiş ve gerekli muayenelerden sonra doktor teşhisini koymuş.

Çocuklara,” Annenizi üzmeyin” der, Aylin’e,” Siz teyzeyi dışarıda bekleyin ben ilaçlarını yazacağım. Selami beyle biraz konuşayım!” der.

Doktor Kadir Bey, Selami ile hastalık hakkında konuşarak, örnek vererek rahatlatmaya çalışır. Sonunda hasatlığının kötü bir durum olduğunu söyler. “Anneniz kanser” der, ”Tedavisi de çok geç kalmış.”

Karşısındaki gencin hüznünü görür ama elinden bir şey de gelemeyeceğinin farkındadır.

” ilaç vereceğim rahatlaması için ama ameliyatı kaldıramaz” diye de ekler. “ Gezdirin üzmeyin ne isterse yapın!” der.

Bu söz Selami ‘de uzun süre bir şaşkınlık yaratır. Kendini toparladığında terlediğini fark eder,” Gerekenleri yapacağım hocam” der. Doktor “İhtiyacınız olduğunda gelin elimden geleni yaparım,” diyerek gönderir genç adamı.

Selami doktordan çıkar. Annesini alır, ilaçları alıp eve gider. Annesine Moral verir. “Anne, sen merak etme! Ben ilaçlarını aldım inşallah iyi olacaksın!”

Selami’nin annesi de yine o güzel dualarından eder çocuklarına… Annesi bir ara oturduğu kanepede uyuklayınca, Selami kardeşlerini diğer odaya çağırır ve durumu onlarla paylaşır.

Çocuklar kendi aralarında karar alırlar. Annelerine bu son zamanında daha iyi bakmak onu incitmemek için,”O bize tek başına baktı. Biz beş kişiyiz, şimdi görev sırası bizde…” derler ve onu gezdirirler, üstünü elbisesini temizliğini asla aksatmazlar.

Onlarda annelerine dua ederler.
“Anneciğim ne istiyorsan söyle?” diye…

O hep, “Allah sizlerden razı olsun. Rabbim herkese sizin gibi evlatlar nasip etsin…” diye, dualarını hiç esirgememiş. Çocuklar annelerine hizmet ettikçe, içlerini huzur ve refah kaplarmış. Annelerinin duaları ile de işleri hep rast gider, kazançları bol, sıkıntısız bir hayat yaşarlarmış. Herkes tarafında sevilen ve takdir edilen insanlar olmuşlar.

Bu sevgi o kadar büyümüş ki oturdukları yerde herkes Semiha’nın çocukları diye örnek gösterirmiş. Çocuklarda anlamışlar ki bu saygı, sevgi, bolluk ve bereket annelerinin duaları kabul olmuş. Annelerine hizmet etmekten manevi bir huzur bulmuşlar ve içlerinde ki yürek sokağında ki lambanın ışığı, dua bereketi olarak hayatlarını aydınlatmış…

 

hikaye,hikaye oku,anlamlı hikayeler,dini hikayeler,sohbet,sohbet odaları,seviyeli sohbet,chat,çat,islami sohbet,dini sohbet

Yalnız adam

Yalnızlığın yüzüne döndürüyorum yüzümü.Tarikatlara derviş oluyorum.Nefesime bir ayna satın alıyorum sırat köprüsünden, ayaklarıma bir boyunduruk.Tanrının gizli köşelerini yokluyorum.Bakıyorum her dokunuşumda ben varım.Bakıyorum her uykusuzluk bir mahpus.Şafak yangınına çıra oluyorum…

Hücremde tufanlar yaratıyorum akşamları.Ellerimi bir sürahi
gibi dayıyorum alnıma.Körpe umutlar yaratıyorum kanımdan.Kıyılarıma açıyorum süt beyaz yelkenlerimi.Üstelik mavisiz duramam biliyorum.Kuytu köşelere bırakıyorum yeşermeye göçebe tohumu.Kitapsız bir ozanım,bitimsiz acılar sağıyorum…

Her gece yalnız demliyorum çayımı.Geceyi bırakıyorum dipsiz karanlıklara.Kendime bir avuç ışık almıyorum.Bir tutam hüzün çiziyorum duvarlara.Her gece yetim kalıyorum ıssız yollarda.Mendilimin ucuna bir iz bırakıyorum.Bileğimden kan döküyorum üstüne.Uzak dostlara selam gönderiyorum.Bozulmaz bir güncenin yaprakları gibi,kederden derviş kanatlarımı çırpıyorum…

Aklımla duyularımı yan yana koyuyorum.Dingin imgeler damıtıyorum suskunluğumdan.Pırıl pırıl gündüzler yaratıyorum,dilsiz sular.Ölümden kayalar koyuyorum önüme,elleri zehir zıkkım bağlar.Güneşi akıtıyorum mor ovalara.Köşesine çekilmiş akıllı bir deliyim,usturayla kazıyorum günahlarımı…

Ağrılar kuşatsın diye gözlerimi geceden hazırlıyorum.Bir öfkenin sözleri zorluyor içimi.Yatağa yattıkça azgın bir sel oluyor gövdem.Gündüzden kalma hüzünlerle yarım uykulara varıyorum.Kitapsız bir ozanım ben.Yazılarıma imza atmıyorum.Hepsini size bırakıyorum ey insanlar.Kendime bir şey almıyorum.

 

hikaye,hikaye oku,anlamlı hikayeler,dini hikayeler,sohbet,sohbet odaları,seviyeli sohbet,chat,çat,islami sohbet,dini sohbet